21 Eylül 2012 Cuma

Home Made Chocolate



Bugun musterimiz Peter sayesinde Swanage'den gelen home made chocolate yedik.. Gercekten cok lezizdiler.. Yani caniniz ceker mi bilmem ama paylasmak istedim fotograflarini..
Cikolatanin rengarenk kutusu beni bende aldi adeta..


Su an radyoda Bruno Mars caliyor ve onunda videosunu paylasmak istedim.. Bu sarkiyi gercekten cok seviyorum.. Videosuda gercekten cok guzel.. Insan izlerken imrenebiliyor bence.. Sakinlestirici, huzur verici bir sarki.. Sozleri de ayni sekilde..
Evet cikolatanin rengarenk ic acan kutusunu gorunce hissettiklerimi anlatmaya geri donmeliyim belki de.. Insani hareketlendiren, nese ve enerji veren bir renk cumbusu ile yapilmis bir kutuydu.. Insani mutlu ediyordu resmen, insanin baktikca bakasi geliyordu..
Cikolatalarda ayni sekilde lezizdi.. En cok her zamanki gibi sutlu cikolatali olan favorim oldu.. Afiyetle yedik ve sonrasinda bloga bunu da not etmeliyim dedim ve gectim harekete..

18 Eylül 2012 Salı

Bambaska..

Hani bazen aslinda bazi seyleri biliyorsundur, hissediyorsundur ama dile getirmiyorsundur.. Bugun onu tam anlamiyla yasiyorum.. Sanirim bu durum benim yasamimda hep olacak, hep su an hissetigim seyler yada kisiler cikacak karsima..
Ne kadar iyi yaklasmaya calisirsan calis, belki de hersey karsindakinde bitiyordur.. Belki de hersey onun sana bir adim gelip gelmemesi ile ilgilidir bilemiyorum.. Bildigim tek sey aslinda insanlarin iclerinin cok farkli olmasi.. Hissettiklerinin, soylediklerinin, davranislarinin, kisiliklerinin bambaska birer yansimasi olmasi ve bu yansimayi karsisindakilere zaman zaman fark etmeden hissettirmeleri..
Vee belki de birisi daha gidecek hayatimdan.. Hersey bambaska olacak eger kalirsa ama giderse biliyorum bununda sonuna gelmis olacagiz.. Aci vererek, ardinda ozlem birakarak, yoklugunu hissettirerek gidecek ardindakileri geride birakarak.. Bende gitmek istiyorum, ardimdakileri dusunmeden, geride birakarak... Beni tutan seylerden silkelenerek gitmek istiyorum hemde.. Cok mu zor, yapamaz miyim? Neden yapamayim ki? Herkes nasil yapiyorsa yapabilirim bende..

7 Eylül 2012 Cuma

Afiste yaparim :)



Ingiltere de ikleri yasamaya devam diyoruz ve yaptigim ilk afisi sizlerin huzuruna cikartmaktan gurur duyuyorum :)
Is arkadasim ayni zamanda benim bulundugum subenin yoneticisi benden Turkiye'ye ozel, Turklere ozel Turkce afis hazirlamami istedi.. Nasil yaparim falan diye dusunurken basladim ise.. Birkac arastirma falan derken afisi yavas yavas yoluna koymaya baslamistim bile.. Islem basamaklari ilerledikce bende mutlu oluyordum.. Herkes tarafindan begenilmesi de cabasi tabi :):) Ilk denememin boyle olmasinin gayet bir basari oldugunu vurguladilar is arkadaslarim..
Aklimdan gecmedi de degil acaba tasarim olayina mi girissem diye:):)

6 Eylül 2012 Perşembe

Ben yaptim ve oldu :)




Bugun is arkadaslarima Turk lezzetlerinden birini yaptim tatmalari icin.. Dun aksam eve gidip, usenmeyip yaptim sonunda kisiri :) Guzelde oldu, ellerime saglik :)
Bugun sabah ise getirdim, is arkadaslarim gorunce anlayamadilar ne oldugunu ilk basta :) Ardindan yaptigim kisa bir aciklamanin ardindan merakla lezzetin nasil oldugunu tatmak icin beklemeye basladilar :) Ilk basta hepsi tek tek koklayarak ilk tepkilerini gosterdiler.. Kokudan gecer not alinca yaptigim kisir sira gelmisti lezzet testine :)
Veee oglen oldu, yemek saatlerimiz bir bir gelmeye basladi :) Once Guney Koreli is arkadasim bakti tadina ve gercekten cok begendigini soyledi. Ardindan patronuma gelmisti sira.. O da hayir demeden basladi yemeye :) Sonunda o da cok begenmisti.. Ardindan Polonyali is arkadasim tatti ve bayildigini soyledi.. Ee tabi onlar oyle guzel tepkiler verdikce benimde mutluluguma mutluluk katilmis oldu.. Sanirim bugun boyle guzel devam edecek, umarim..

5 Eylül 2012 Çarşamba

Bugun gunlerden gunah cikartma..


Bu sarkiyi her dinledigimde onu hatirlamamam mumkun degil.. Aradan onca zaman gecmesine ragmen bu sarkiyi her dinleyisimde icimin aciyor olmasi asil kotu olan sey.. Pek cok sey paylastik biz onunla ama ben, ben sebep oldum belki de boyle bir sona..
Dogum gunu bugun onun ve ben onu burdan aradim sirf sesini duyup, dogum gununu kutlayabilmek icin.. Ses tonunu bile unutmusum.. Ben unutmusum onunda unutmus olma ihtimali olasi..
Soyleyeceklerim dugumlendi yine bogazima.. Tikandi kaldi pek cok sey ve ben kisaca soyleyeceklerimi soyleyip kapatmak zorunda kaldim.. Sonrasinda yine keskeler dolandi durdu kafamin icinde..
Zaman o kadar cabuk geciyor ki.. Dun hayatinizda olan birisi bugun hayatinizda olmayabiliyor.. Bazen bu insanin kendi elinde de olabiliyor, bazen insanin elinde olmadan avuclarinin arasindan kayip gidiyor ozellikle kaybetmek istemedikleri.. Insanin kirip, incitmemek icin uzerine titredikleri bir o kadar da cabuk terkedebiliyor..
Yasananlar, yasanmasi muhtemelken yasanamayanlar ve pek cok sey.. Hepsini dusundukce daha da cikmaza girilmesi muhtemel ne yazik ki..
Tarkan'in 'adimi kalbine yaz' sarkisini onunla dinlerken her kelimesinin bizim icin bir anlami olmasini soylemisti.. O zaman gercekten anlayamamisim degerini demekten baska birsey gelmiyor ne yazik ki elimden :(
Her 5 Eylul'de bunu yasayacak miyim bilmiyorum ama ben inatla onu unutmamak icin kendimle savasiyorum sanirim.. Birlikte oldugumuz dogum gununu keske daha farkli gecirseydik.. Nerden bilebilirdim ki bizim son birlikte oldugumuz gunler oldugunu, sona yaklastigimizi...
Ne olursa olsun hala kararsizim ve dusundukce daha da icinden cikilmaz bir dugumun icine giriyorum..

4 Eylül 2012 Salı

Crumble..

Bugun yeni ev arkadasimin yaptigi British tatlisindan soz etmeye karar vererek basladim yazmaya.. Aslinda yeni ev arkadasim Conor, kendisi Irlandali.. Bazi Irlandalilar kendilerine Ingiliz denilmesinden hoslanmiyorlarmis, kucuk bir not olarak eklemek isterim :) Eger tanistiginiz bir Irlandali'ya Ingiliz misin diye sorarsaniz hos olmayan cevaplarla karsilasmaniz mumkun olabilirmis.. Aman ha dikkat o halde :)
Conor, yemek yapmayi ve insanlara ikram etmeyi cok seviyor.. Yeni yemekler ogrenmek icin de can atiyor diger taraftan.. Bizim Turk yemeklerimizi az cok biliyor.. Her defasinda yaptigim yemekler icin mukemmel yorumunu yapmadan gecmiyor.. Yemek kulturu cok genis.. Dunya mutfaginin pek cogunu tatmis olma ihtimali bayagi yuksek hemde.. Onunla yemek hakkinda konusacaksaniz sasirmaya da hazir olmalisiniz :)
British tatlisi Crumble'a gelecek olursak, degisik meyvelerle yapmaniz mumkun.. Armut, elma, visne, kiraz, bogurtlen vs.. Gercekten lezzeti mukemmel.. Kesinlikle tatmalisiniz.. Eger dondurma esliginde ikram ederseniz lezzetine lezzet katmis olursunuz..

30 Ağustos 2012 Perşembe

"Love Happens"..

Bazen insan hic tanimadigi birine karsi kendini cok yakin hissedebiliyor ne kadar garip.. Bazen de uzun zamandir sizinle olan insanlara kendinizi cok uzak hissedebiliyorsunuz mesela..
Gecen gun gelen bir Turk musteri ile oyle bir iletisim oldu ki aramizda nasil olduguna dair en ufak bir fikrim dahi yok.. Ama onunla konusmak bana oyle iyi geldi ki anlatamam.. Ne kadar ilginc.. O da bana ayrdimci olmaya calsiti adeta.. Kac seefr bir sorunumun olup olmadigini, is yerinde herseyin yolunda olup olmadigini sordu.. Kendime o kadar yakin hissettim ki onu.. Sanki cok uzun zamandir taniyormusum gibi.. Onunla konusunca kendimi iyi hissettim garip bir sekilde..
Hani derler ya gurbet diye gercekten oyle.. Kimi zaman tek basiniza oluyorsunuz kimi zaman yaninizda birileri oluyor.. Ama hayatin cilvelerini ogreniyorsunuz bu sayede..
Keske ben mesela olaylara duygusal yaklasmasam mesela.. Ne kadar guzel olabilir hersey o zaman..
Dun aksam bir film izleyebildik sonunda burada :) Guzel bir film yakaladik ve basladik izlemeye.. "Love Happens".. Gercekten guzel bir filmdi.. Duygusal olunca film zaten begenme ihtimalim daha da artiyor sanirim :) IMDB puani 5.5 cok yuksek olmasa da ben begendim gercekten filmi.. Sonu mutlu bitti, bizi sasirtmadan..
Dun aksam ayni zamanda host'umuz gelip haftaya sali gunu evde fish&chips yemeyi teklif etti.. Sanirim artik bize sarmaktan vazgecti yada oyle gibi yapiyor :) Aramiz iyi gibi su aralar garip bir sekilde.. Cok sukur Allah'im..
Yine bu postta da konudan konuya atladim :) Nasil oluyor bilmiyorum ama her seferinde basarabiliyorum sanirim bunu.. Tebrikler bana gelsin o halde.. :)

29 Ağustos 2012 Çarşamba

P.S. Derken Konu Nereye Geldi :)

Gece ruyamda onu gormem cok ilgincti gercekten, hemde belki de olmasini istedigim gibi gormem.. Bugun onu gormem de uzerine iyi oldu gercekten..
Bugun Turkiyeden pek cok arkadasimla konustum ve onlarla konusunca bir kez daha anladim ki ozlem duygusu hakim olmaya baslamis bende..
Gelelim P.S. konusuna :) Sanki filmden bahsedecekmisim gibi oldu boyle bir kisaltma yapinca da :) Ne desem bilemedim birden konuya giris yapayim dedim ama.. Neyse belki de konuyu anlatmama daha zaman vardir bilemiyorum diyerek bu konyuu burda birakmaya karar veriyorum..
Ne olacak benim bu kararsizligim biri bana aciliyetinden bu konuda yardimci olabilir mi lutfeeennn.. Bir yanim birini soylerken diger yanimi digerini soylemesi ne zaman bitecek.. Icimdeki ses ne zaman ikiye ayrilmayi birakacak.. Ben aslinda kararsiz bir insan degildim ama kararsiz oldum ve bu durum beni bitiyor resmen! Ne yani bir o bir bu derken ikiye bolunuyorum resmen :) Belki de aklim hep digerinde kalacak oyuzden de boyle oluyor olabilir bilemiyorum ki.. Dusundugum seyi yapacak olursam sonunda ne olur diye dusunmekten yoruldum aslinda.. Aslinda ben herseyin sonunu dusunmek istemiyorum belki de artik ama yapim boyle ve dusunuyorum ne yazik ki.. Sanki dunyayi ben kurtaracagim.. Bir biraksam kendimi belki de, baslasam kendimi rahat birakmaya diledigim gibi olacak hersey kim bilir ki?  Allah'im lutfenn duy beni!!

17 Ağustos 2012 Cuma

Keske..

Bugun sabah annem ve kardesimi Turkiye'ye ugurladim.. Su an icim buruk ve yazmaya basladim.. Iki haftaligina gelmislerdi ama ben kisa sure de olsa alismistim onlara.. Burda benimle olmalari benim icin mutluluk kaynagiydi.. Her ne kadar ayni evde yasiyor olmasak da benim icin gercekten onlarin buraya gelmis olmasi cok iyi oldu.. Geldiler, tatilleri bitti ve geri donduler.. Ister istemez insanda onlari ugurladiktan sonra bir yalnizlik hissi olusuyor.. Ben de mi gitsem acaba diye dusundum bir ara :) Edi ile budu kaldik yine burada..
Soyle bir geriye bakip dusunuyorum da o kadar cok yasadik ki buraya geldik geleli... Ne zaman yasandi hepsi, hangi ara bu kadar ani biriktirdik bilmiyorum...
Turkiye'ye donunce anlatacak bir dolu seyim var artik benimde..
Bu arada dun A. ile konustum.. Onunla konusmak evet mutlu ediyor beni, ozledigimi anliyorum ama ardindan beni tekrar uzer mi diye korkmadan da edemiyorum.. Allah'im ne olacak benim boyle sonum :) Onunla konusurken geri donsem Turkiye'ye diye dusunmeden edemiyorum ama sonrasinda da bile bile lades demek istemedigimi fark ediyorum..
Hayat artik benim istedigim yonde akmaya baslasa keske..

16 Ağustos 2012 Perşembe

Olmasalardi keske...

Bugun bir huzun var uzerimde.. Aslinda bu huzun dun basladi.. Annem ve kardesim yarin Turkiye'ye donecekler.. Ve ben sanirim bu yuzden duygusala baglamis bulunmaktayim.. Onlari cok ozlemistim, gelmeleri gercekten cok iyi oldu benim icin ama simdi gidecek olmalari tekrar bir huzunlendirdi beni.. Aslinda gitmeseler, kalsalar benimle ben donene kadar ...
Duygusal modumda oldugum icin adeta bugun dokunsalar aglayacagim.. Bazen bazi seyler de yolunda gitmez ya hani.. Bide su siralar benim icin genel olarak oyle.. Ozlemler, hasretler, tukenmislikler hep benimle sanki.. Adeta birakmiyorlar pesimi..
Unutamadiklarim, vazgecemediklerim de benimle birlikte buradalar.. Aslinda onlari gerimde birakmayi gercekten cok istemistim ama basaramadim.. Insan aklindakileri istesede sadece kisa bir sure icin birakabiliyor, dusunmekten vazgecebiliyor daha sonra yine beraberinde oldugunun farkina varinca insanin ici burkuluyor..
Ev sahibimiz de tum yasadigim zorluklara tuz biber ekliyor adeta.. Cok enterasan bir kadin.. Her seyden, her zaman sikayet edebilme potansiyeli var.. Cok merak ediyorum bu yolculugun sonunda neler olacak...

14 Ağustos 2012 Salı

Ordan, Burdan, Surdan :)

Yine kasvetli.bogucu bir Ingiltere gunune baslamis bulunmaktayiz.. Hava eski haline dondu.. Yine hep bulutlu, yagmurlu ve kapali.. Alistik mi acaba falan derken gunesi gorunce aslinda alismadigimi bir kez daha anlamis bulunmaktayim.. Bence ben sicak insaniyim.. Soguk bana gore degil.. Her kis soguktan sikayet eden ben kalkip gunes batmayan ulke olarak adlandirilsa da gunese hasret Ingiltere'ye geldim.. Bu ne perhiz bu ne lahana tursusu.. :)
Yine is yerindeyim, yine durgunluk ve ben yine yazmaya koyuldum.. Yazmak guzel, insani rahatlatiyor.. Insanin dusunduklerini dokebilmesi gibisi var mi yani..
Turkiye'ye donmemize 7 hafta gibi bir zaman varmis.. Gecen aksam oturduk onu saydik :)
Zaman oyle cabuk geciyor ki burada.. Neler yaptin geldiginden beri deseler, ne yaptin falan diye once bir dusunurum herhalde.. Sagligi yerinde olunca insanin geciyor gunleri bir sekilde goz acip kapayana kadar.. Daha yapmayi istedigim pek cok sey var burada.. Ahh ahh ozleyecek miyim acaba bende burayi, Turkiye'ye donunce..
Annemler bu cuma (17 Agustos) sabahi donus yolcusu olacaklar.. Zaman azaldi ve beni yavas yavas huzun kaplamaya basladi.. Annemleri cok ozlemistim, gelmeleri benim icin gercekten cok iyi oldu..
Onlar dondukten sonra Ramazan Bayrami.. Ve ben ilk defa bir bayrami onlardan cok uzakta, onlarsiz gecirecegim.. Acaba nasil olacak? Evet burdakilere gore bayram falan yok ama acaba beni yine de bir huzun kaplar mi bilmiyorum..
Burasi bana gercekten cok fazla sey katti.. Pek cok seyi kendi basina yapmak zorundasin.. Insanlarin sikayetleri varsa onlara sen kendin cevap vermek zorundasin.. Guvenip sirtini yaslayabilecegin bir 'baba evi' yok burada.. Herseyin degerini daha iyi anladim kesinlikle..
Ayy anlatmazsam olmaz.. Yine bizim meshur ev sahibi :) Kesinlikle can sikintisindan bize sariyor :) Dun aksam evde bos bir oda var, ona bakalim bir nasilmis dedik.. Ayy demez olaydik.. Kostur kostur geldi pesimizden.. Ee neymis efenim hirsiz girmis sanmis da bilmem ne de.. Yok uyuyormus, sese uyanmis da falan da filan da.. Ayy tamamen asrin hatasi bir kadin ya.. Bir insan surekli mi sikayet eder, surekli mi mutsuz olur.. Ama gercekten hersey onda yani.. Bide dun bize demez mi 'ee ben orayi yeni temizledim'.. Saka misin teyze sen diyesim geliyor bazen... Sanki temizligi de cok birsey olsa.. Tamam buradaki diger evlerin icinde en iyisi olabilir ama yine de pis :)
Meshur ev sahibimiz de olmasa anlatacak neyimiz olurdu ki acaba :) Konussan bir dert, konusmasan bir dert.. Ben bazen konusmayip dinlemeyi tercih ediyorum.. Cunku her konusmanin ardindan bir sikayette bulunuyor.. Bu sikayetler bizle ilgili olsa da olmasa da bulunuyor hemde.. Sessiz kaldiginda da ee niye sessizsiniz, mutsuzsaniz gidebilirsiniz diyor.. Hey Allam diye icimden sayiyorum ama iste dereyi gecene kadar ayiya dayi demek lazim diye susuyorum ardindan...
Allah'im sen bana sabir ver, Turkiye'ye donene kadar cilgin ev sahimize katlanabilmem icin..

10 Ağustos 2012 Cuma

Kisa kisa olanlar...

Hava yine gunesli, insanin icini acan cinsten.. Bende yine yazma istegi ve nasil baslasam falan derken kendimi blogu acmis ve yazmaya baslamis bir sekilde bulmus durumdayim..
Yazacak pek cok sey var aslinda.. Icimden gelen, yazmak istedigim, yazdiktan sonra bak bunlari senin icin yazdim aslinda diye okutmak istediklerim var.. Her ne kadar su an onlardan cok uzakta olsam da, Turkiyeye donunce yapmak istediklerim var...
Gecen hafta cumartesi gunu 4 Agustosta annem ve kardesim geldi Bournemouth'a.. Cok ozlemisim herkesi bir kez daha fark ettim onlari gorunce..
Ayrica gecen hafta cumdan beri hastayim ve hala bir turlu iyilesemedim.. Sesim berbat, surekli oksuruyorum vs vs.. Buraya geldim geleli resmen hastalik pesimi birakmadi.. Nasil oluyor anlamiyorum ama bir hastalik biterken bir bakiyorum bir baskasi baslamak uzere.. Genelde herkes buranin dengesiz havasindan dolayi oyle oldugunu oldugunu soyluyor. Bilmiyorum acikca dogruluk payi ne kadar :)
Dun is yerinden izin aldim.. Hem dinlenmek icin hemde annemler geldiginden beri haftaici onlarla birlikte zaman geciremedim onun icin.. Trenle Southampton'a gittik dun..
Ondan once gecen pazar Poole'a gittik. Guzel, sirin bir yer.. Begendim ben.. Kucuk ve sevimli.. Hava cok muhtesem degildi ve ben hastaydim.. Oyle oldugu halde zevk aldim.. Annemler de begendi Poole'u..
Gelelim dune.. Dun dedigim gibi Southampton'a gittik.. Poole ve Southampton genelde burada yasayanlarin alisveris icin tercih ettikleri yerler.. Poole, Bournemouth'a asagi yukari 20 dakika uzaklikta.. Southampton da yaklasik yarim saat uzaklikta..
Turkiye'de henuz IKEA'ya gitmek nasip olmamisti.. Ama Ingiltere de gitmek varmis kaderde, dun gittik :) Ve gercekten cok guzel urunler var.. Annem ayni urunlerin Turkiye'de de oldugunu soyledi.. Turkiye'ye donunce ilk yapacaklarim arasinda IKEA'ya gitmek de var artik :)
Yarin da Londra yolcusuyuz :) Londra'nin 2012 olimpiyatlari nedeniyle cok kalabalik oldugu soyleniyor ama bir gidip bakacagiz bizde :)
Umarim yarin da hava bugun ki gibi olur ve Londra gezimiz de guzel gecer.. Londra'ya Indigo Travel adli bir turla gidecegiz.. Daha once bu turla Bath-Salisbury-Stonehage gezisine gitmistik ve memnun kalmistik.. Oyuzden yeniden bu turu sectik gitmek icin..
Londra'yi bilmedigimiz icin bu turla gitmemiz bizim icin iyi olacak sanirim :) Hem de Madame Tussauds'a da gitme sansimiz olacak bu turla.. Sabirsizlikla yarini bekliyorum :)

31 Temmuz 2012 Salı

Herseyi 5 gece...

Yine yazilacak pek cok sey birikti :) Eger bir yerlere geziye gidersek ardindan pek cok ani da bizimle birlikte donus yolunu tutuyor.. Vee yine bir gezi sonrasi, anlatmak icin sabirsizlikla basladim yazmaya..
En baindan basliyorum o halde..
28 Temmuz Oxford'a gittik.. Sabah 10 da otobuse bindik ve dustuk Oxford yollarina sekiz Turk :) Oxford'a vardigimizda saat 1 falandi sanirim.. Oxford ve Bournemouth arasi yolculuk cok uzun surmedi.. Otobusten indikten sonra hizli bir sehir turu attik.. Ardindan Oxford Universitesinin mezuniyetini gorduk.. Gercekten cok guzeldi.. Orada olmayi isterdi inaniyorum ki herkes.. Mezunlardan kimileri gercekten gencti ama bazilari da bayagi yasini basini almislardi :) Eee bosuna olmasa gerek Oxford'da okuyup saclari agartmak..
Ardindan Oxford'un kutuphanesine gittik.. Orayi da cok begendim.. Gercekten Oxforda'daki mimari cok hos.. Yapilar beni cok etkiledi..
Kutuphanenin ardindan bizim Turkler acikinca gittik bir yerde yemek yemeye.. Carcabuk yedik sonra dogru Harry Potter'in cekildigi mekana dogru yola ciktik.. Ama Harry Potter Oxford'da pek cok mekanda cekilmis ve bizim ilk gittigimiz yer sadece kisa bir bolumunun cekildigi yermis.. Bizim asil gitmemiz gereken yer Christ Church olmaliymis.. Ordan bunu ogrendikten sonra kostur kostur Christ Church'e gittik ama bir de ne gorelim sadece 5 dakika ile girisi kacirmisiz.. Eger 5 dakika once gitmis olsaydik iceri girebilecektik..  Hepimizde bir hayak kirikligi oldu tabi.. Ardindan Christ Church'e giremedik bari bir kuleye cikalim da Oxford'u tepeden gorelim dedik.. Hersey guzel hos, insaat halindeydi kulenin cikisi falan neyse girdik iceri, karanlik bir oda.. Ama oyle boyle degil.. Gayet zifiri karanlik.. Orda bir kiz oturmus kitap okuyor.. Selam falan dedik ama kizdan cit yok.. Ben tabi bayagi korktum, ilk basta giremedim oyuzden iceri :) Ardindan kiz insafa geldi de isinin o oldugunu soyledi ve bizimle konusmus oldu.. Kuleye tirmanirken basamaklari cok dardi.. Insana arada kaliyormus hissini yasatiyordu.. Cok ilgincti gercekten..
Ardindan nehir kenarinda bir pub'a gittik.. Gayet guzeldi,biraz dinlendik ardindan nehirde bi bot turu yapalim dedik.. Tekrar dustuk yollara.. Tur icin de gec kalmisiz oyuzden Botanik Garden'a girdik.. Giris kapilari cok enteresan.. Tek kisi gecebiliyorsun o bile cok zor.. Botanik Garden'da bayagi gezdik ve bir suru fotograf cektik..
Botanik Garden da iki tane cok yakisikli cocuk gordum.. Gercekten birisi ile cok iyi bakistik ardindan bizim grubun onunden yurumeye basladilar.. Biz arkalarindan yuruyorduk.. Derken bunlar geri donduler.. Geri donunce tabi arkalarindan baktim. Aman Allah'im birde ne goreyim! Cocuklar 'gay'mis... Gercekten hayal kirikligi yasadim o an.. Ah ah nerden bileyim ki cocuk gay, bilsem bakar miyim :) Burda insanlarin tercihlerini anlamak zor gercekten..
Sokun ardindan cikisa dogru ilerlemeye devam ettik.. Yine bir sok! Botanik Garden'in kapisi kilitlenmis.. Tam olarak onu da 5 dakika ile kacirdik.. Allah'tan baska bir kapi varmis biraz uzak da olsa onu kullandik.. O an ama gercekten cok garipti.. Ordaki insanlara kapiyi acamaz misiniz diye sorduk, bize atlamaniz gerekiyor dediler ama atlamamizi gosterdikleri yerden atlamamiz mumkun degildi..
Donus otobusumuz aksam saat 10daydi. Gittik otobus istasyonuna ama aksilikler yine pesimizi birakmadi.. Otobus soforu biletimizi online oldugu icin kabul etmedi ve yeniden odeme yaptik..
Cok degisik bir geziydi gercekten.. Hayat bana bir gunde pek cok sey ogretti gercekten..
Gece 3u geciyordu evimize geldigimizde..
Herseye ragmen guzel bir geziydi.. Herkese tavsiye edilir.. Oxford gorulmesi gerekli bir baska sehir diye dusunuyorum bu gezimizin ardindan..
Herseyi 5 gece de olsa cok eglenceli ve ogretici bir geziyi de geride biraktim..

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Bu Nasil Bir Sicak..

Aman Allah'im bu nasil bir sicak boyle.. Insani bunaltan, esmeyen bir hava.. Ingiltere de boyle bir hava olabilecegine inanmak cok zordu bir kac hafta oncesine bakinca... Ama gercekten arada bir de olsa, kisa da surse yaz buraya da ugramadan gecmiyormus :)
Yemegimi de aldim elime ohh miss :) Bir taraftan karnimi doyurup bir taraftan yaziyorum :)
Hava guzel olunca bende mutlu oluyorum.. Cevremdeki insanlarinda mutlu oldugunu dusunuyorum..
Gunesin herkese iyi gelmesi belki de bir mucize kim bilir..
Bugun mutluyum sicak havaya ragmen :) Gerci sicak havayi yagmurlu havaya tercih edecegimde bir gercek.. Yagmurlu havalari sevmiyorum. Insanlarin enerjisini dusuruyor bence. Ayrica islanmayi hic hic sevmiyorum.. Hele ki birde arabalar tarafindan yikanmak! En nefret ettigim sey olabilir sanirim..
Ingiltereye geldim, islanmam, sanmiyorum gibi dusunsemde hic de oyle olmadi gercekten.. Birde ustune iki kez arabalar tarafindan yikandim! Dehset sinir bozucu birseydi..
Burda eger yagmurun yaninda eger birde ruzgar varsa semsiye kullanamaniz mumkun degil.. Gerci ben ruzgar olmasa da semsiye kullanmayi genek olarak beceremiyorum ama :)
Herseye ragmen gunes candir! :)

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Welcome to English Summer :)

Yine bir calisma gunu ve ben yine arada yazmak icin kacamak yaptim :)
Saat kac oldu, ben ancak yemegimi yiyebildim.. Bugun cok yogun gecti.. Neden bilmiyorum ama insanlar bir anda sozlesmisler gibi geliyorlar ve bizimde yetismemiz zaman zaman mumkun olamiyor.. Allah'tan buradaki insanlar beklemekten pek sikayet etmiyorlar yada sorun cikartmiyorlar..
Hava o kadar guzel ki disarida calismiyor olsaydim kesinlikle sahilde olurdum herhalde.. Havalarin guzellesmesi aslinda cumartesi gunu basladi. Dun o kadar guzeldi ki bol bol guneslendim.. Hatta yetmedi denize girdim :) Cok fazla kalamasam da girmek bile guzeldi.. En azindan burdan dondugumde denize giremedim demeyecegim :)
Bronzlasma konusunda pek yorum yapamyiorum henuz.. Cunku ten rengimden dolayi sanirim kolay kolay yanamiyorum...
Bugunde ayni sekilde hava cok guzel.. Zaman zaman uzerimdeki yarim kollu hirka bile fazla gelebiliyor..
Havanin guzel olmasi beni mutlu ediyor.. Insanlarda mutlu oluyorlar ve hatta bazilari etraflarina da nese sacabiliyorlar.. Seviyorum ben seevcen, pozitif insanlari.. Bende biraktiklari izlenim bir farkli oluyor..
Bugun aksam neler olacak bilmiyorum.. Allah'im hava boyle olmaya devam etsin lutfen.. :)

22 Temmuz 2012 Pazar

Salisbury, Stonehege, Baht









Dün Salisbury, Stonehege ve Bath gezisine katıldık.. Gerçekten çok eğlenceliydi ve inanılmaz güzel geçti.. Herkese tavsiye edilir. Eğer İngiltere'ye geldiyseniz özellikle Bath'i kesinlikle görmelisiniz..
Biz aslında turla gittiğimiz için Bath de istediğimiz gibi gezmeye fırsat bulamadık ama yine de gezebildiğimiz kadarıyla hayran kalmama yetti..
Yorucu bir tur oldu.. Bir günde üç farklı yeri birden gezdim ama yorulmama değdi diye düşünüyorum..
Turlar daha hesaplı böyle turistlik amaçlı geziler için.. Hem sizi gezilmesi gereken yerlere götürüyorlar hemde size gezmeniz için fırsat verebiliyorlar..
Dün sabah saat 9 gibi yola çıktık. Akşam 7 gibi Bournemouth'a geri gelmiştik.
Salisbury'de katedral gezdik.. Ardından katedralin içinde Magna Carta'nın orijinal metni varmış onu da gördük. Fotoğraf çekilmesi aslında yasakmış ama ben yine de fotoğraf çekmek istedim. Anı ölümsüzleştirmek için..
Ardından Stonehege'ye gittik.. Çok fazla zaman harcamadık aslında orada.. Bol bol fotoğraf çektik. Zaten taşlara yaklaşmanız yasak. Belli bir mesafeden görebiliyorsunuz, fotoğraf çekebiliyorsunuz. Yine de değişikti..
Son durağımız Bath oldu.. Bath beni gerçekten çok etkiledi. Bir sürü alışveriş için mağaza var Bath' de.. Küçük bir yer de değil.. Gayet büyük ve gezebildiğimiz kadarıyla güzel yapıları olan da bir yer.. Bath'e gidince önce ne yiyeceğimize karar veremedik.. Oyüzden biraz fazla zaman harcadık.. Sonrasında da gezmemize çok imkan kalmadı.. Yemekten sonra meşhur Ben's Cookies'den cookie ve dondurma aldık.. Çok lezzetliydi.. Sonrasında rehberimiz ile buluşup küçük bir tura çıktık.. Turda Bath ile ilgili bilgiler verildi..
John Wood gerçekten şehri yaratan insann diyebiliriz.. Çok güzel mimari yapılar John Wood tarafından yapılmış.. 'The Circus' inanılmaz güzel bir mimariye sahip.. Şu an da oradaki evler 4milyon pound değerindeymiş..
Bath de bir zamanlar hükümet çok fazla bütçe ayıramadığı için 6 pencereden fazla penceresi olan binalardan vergi alınıyormuş.. Bu nedenle pencere sayısı altıdan fazla olanlar pencerelerini örerek kapatmışlar..
Veee dönüş yolu bizi çoktan beklemeye başlamıştı..

20 Temmuz 2012 Cuma

Herseyden bir parca..

Su an is yerindeyim bir taraftan calisiyorum, diger taraftan yaziyorum :) Radyoda calan sarki gecen yil tum yaz boyunca dinledigim parca.. Duydugumda gecen yazi hatirliyorum ve degisik hissediyorum kendimi.. Gecen yil nerdeydim bu yil nerdeyim.. Annem hep der insanoglu kus misali bir orda bir burda diye gercekten dogru..
Calismak guzel, calismasam gunlerim bu kadar cabuk gecmezdi sanirim.. Zaman zaman ek is arasam mi diye dusunuyorum ama burda is bulmak gercekten cok zor.. Hele ki su siralar hep yabanci ogrenciler var ve herkes is ariyor.. Dolayisi ile sansi azaliyor insanin...
Is yerinde calismadigim zaman, saat ilerlemiyor gibi geliyor ve uyku bastiriyor.. Burda uyku sorunu yasiyor pek cok insan.. Nedeninin hava oldugu kanaatindayim.. Hava genelde kapali, boguk ve serin.. Gerci bir gun icinde sekilden sekile girdigi de oluyor ama.. Sabah gunesliyken ardindan oglene dogru serinleyip sonra ruzgarli olup aksama sagnak yagisli olabiliyor.. Buranin havasinin hizina dolayisi ile hava durumu tahminleri bile yetisemiyor :)
Iki gun once burdaki Turklerle yemek sefasi yaptik.. Gercekten cok guzeldi.. Bir suru cesit cesit yemek ve biz Turkler.. Imm gercekten cok lezzetliydi.. Her ne kadar imkanlarimiz kisitli olsa da.. Elimizdekilerle basardik yani :) Ben o gun isten sonra kostur kostur eve gittim ve benimde yemekte tuzum olsun diye evde kisir yaptim. Herkes cok begendi. bende mutluluktan dort kose oldum tabi :)
Gece hayati burda oldukca populer.. Tabi insanlarin yapacak birseyleri yok, kendilerini gece hayatina vermisler :) Haftaici gece cikmayi tercih etmiyorum ben cok fazla.. Ertesi sabah kalkmasi aksi takdirde cok zor oluyor..
Ayrica bugun Ramazan'in da ilk gunu.. Ramazanda da ailemden uzaktayim ve bu da benim icin bir ilk.. Hayirli ramazanlar herkese..
Belki annem ve kardesim Agustos basi gibi buraya gelebilirler.. Bakalim sabirsizlikla onlardan gelecek haberi bekliyorum...
Bu arada sevgili NC'yi hafta basinda pazartesi gunu Turkiye'ye ugurladik.. Ben bir kez daha gordum ki, vedalasmalar bana gore degil.. Sulu gozlulugumu hemen belli ettim yani :) Tesekkurler hersey icin sevgili NC.. Senle kisa zamanda pek cok sey paylastik ve inanilmaz bir sekilde arkadasligimiz ilerledi.. Iyi ki bulmusuz seni... Burda bize yardimci olman, bizi yalniz birakmaman hepsi muhtesemdi ve zannediyorum ki bize yaptiklarini herkes yapmazdi.. Iyi ki varsin..
Gecen hafta cumartesi gunu ayin 14unde 'olympic torch'u izlemeye gittik sevgili ev sahibimizle birlikte Boscom'a.. O gece eve sabah 4u gece geldigimiz icin sabah 7 de kalkip olympic torchu izlemeye gitmek her ne kadar cok zor gelse de :) Zaten 30 saniye falan surdu gormemiz :):) O kadar saat beklememiz 30 saniye icindi sanirim :)
Bilemiyorum ama eger olursa yarinda bir yerlere gitmeyi dusunuyoruz..
Daha kesfedilecek pek cok yer var.. Bekle beni Ingiltere, seni karis karis kesfetmeye gelecegim....

8 Temmuz 2012 Pazar

Bir Gün Daha Bitti...

Bayağı olmuş yazmayalı.. Neden ben bunu fark etmedim bilmiyorum ama.. Her neyse açığı telafi etmeye çalışayım o halde :)
Bugün yazmaya gerçekten ihtiyacım olabilir sanırım bilemiyorum.. Benim için oldukça değişik bir gündü.. Her ne kadar hava bugün gerçekten güzel olsa da..
Kaldığım evde değişik insanlar var, beni şaşırtıyorlar her geçen gün.. Yaptıkları, davranışları, söyledikleri...
Sanırım asıl olarak evde 8 kişi yaşıyoruz diye düşünüyorum ama bugünlerde bir de tanımadığımız bir misafir de var gibi.. Ortak kullanım alanımız sadece mutfak. Allah'tan sadece mutfak birde banyoyu ortak kullanıyor olsaydık demek ki benim çıldırmam kaçınılmaz olurdu.. Dün Türk arkadaşlarımızı misafir ettik.. Poğaça, kek falan derken mutfakta işimiz uzun sürdü.. Bizim meşhur, garip ev sahibimiz kalkıp bize bu kadar saat mutfağı kullanmanız büyük kabalık dedi. Al da bozdur ne dersen de yani.. Gerçekten anlayışlı olmaları gibi bir durum söz konusu değil.. Ama gerçekten şunu söyleyebilirim ki bizim insanımız bambaşka.. Buranın insanın gösterilmeye çalışıldığı gibi bir özelliği yok aksine durumlar söz konusu hatta..
Bugün hava güzeldi gerçekten. Sahile gittik, herkes yaz moduna geçmişti.. Evet hava güzeldi ama Türkiye'nin yaz sıcağı gibi bir hava da burda bulmak mümkün değil sanırım..
Ardından Bournemouth'un en ünlü "fish and chips"ini yedik. Gayet lezzetliydi gerçekten. Pier de Harry Ramsdons Resturant, buranın en iyi 'fish and chips'ini yapan yer.. Fiyatları pahalı olsa da güzeldi.. Tavsiye edilir..


19 Haziran 2012 Salı

Farklı alışkanlıklar...

Eve geldim, bilgisayarımı açtım ve dün buraya yazmadığımı hatırlayıp bugün yazmalıyım dedim :) Dün bayağı yoğun ve dolu dolu geçti. Gündüz iş, akşamda dışarı çıkınca tabi insanın ne boş vakti kalıyor ne de dinlenecek zamanı :) Ama hayatımdan memnunum ben garip bir şekilde, her ne kadar bugün ev sahibimin Türkiye'den getirdiğim bulaşık süngerimi ortadan yok ettiğini görünce sinirlenmem kaçınılmaz olsa da... Yani acaba battı mı o sünger onu anlamıyorum. Sorsam tartışıcam kesin oyüzden boşverdim. İlk günden laf etmişti zaten, neymiş efendim çok büyükmüş. Büyükse büyüklüğü bana yani.. Hey allam garip insanlar..
Her neyse umursamıyorum artık :) Hayat güzel, insanlar güzel, eee daha ne olsun :)
Aslında yazmak istediğim bir sürü şey vardı kafamda ama şu an hepsi kayboldu sanki...

17 Haziran 2012 Pazar

Yeni ev, yeni yaşamlar..

Bugün itibarı ile Bournemouth, Frances Road da yeni evime taşınmış bulunmaktayım. Gayet yerleştim de ama kafamda soru işaretleri hala var.. Evde ortak kullanım alanlarının olması en başta gelenlerden.. Bu evde mutfak ortak kullanım alanı içerisinde.. Diğer odalarda kalanlarla mutfağı paylaşmak zorundayım. İnşallah alışırım. Alışmayı o kadar istiyorum ki.. Yoksa burda ben kesin sinirden ölebilirim..
Sabah eski ev sahibimizin eşi bizi yeni evimizin kapısının önüne kadar getirdi. O kadar iyi oldu ki bu gerçekten yoksa elimizde valizlerle buraya gelmemiz çok zor olacaktı. Rita bizi uğurlarken de duygulandırdı. Bize gerçekten çok yardımcı oldular, onların iyiliğini unutamam...
Eve gelince bizi Maureen karşıladı. Odamıza çıktık ama benim içime sinmedi odanın temizliği ve baştan aşağıya odayı tekrar temizledik. Gerçi bunun yüzünden sanırım Maureen benim temizlik hastası falan olduğumu düşünmeye başladı :) Beş günün ardından kendimiz yemeğimizi hazırladık ve sıcak yemeği özlediğimi bir kez daha anladım. Merakla bekliyorum önümüzdeki günlerde neler olacak..
Yeni odamızdan bir kaç fotoğraf.. Tek kişilik iki yatakla her ne kadar daralmış olsa da :)






16 Haziran 2012 Cumartesi


"Gökyüzündeki martı süzülmedin mi sende yanımdan giderken,
Arkana dönüp bakmadan çekip gitmedin mi?
Neyin intikamını almaya çalışıyorsun o halde,
Sen ve ben olamadık madem beni bırakıp gitmeden yalnızlığa alıştırsaydın bari..."

Bournemouth'a geleli dört gün oldu sayılır. Havasına, insanlarına, yaşamına ayak uydurmaya çalışıyorum bende henüz. Yavaş yavaş çözmeye başladım sokaklarını.. Yiyecek konusunda şu an kaldığım host'da mutfak olmadığı için zorluk çekiyoruz kimi zaman ama onun dışında hazır gıdalarla geçiştirmeye çalıştığımız da doğru..
Bol bol fotoğraf çekmeye çalışıyorum, burada yaşadıklarım, gördüklerim güzel bir anı olarak ölümsüzleşsin diye.
Zaman zaman her konuda zorlanabiliyorum tabi ki. Kızdığım, sinirlendiğim anlarda oluyor ama kendimi frenlemem gerektiğinin farkında olduğum için rahat olmaya çalışıyorum daha çok..
Ailemi özlüyorum bir taraftan ama özlemimi onları arayarak gidermeye çalışıyorum.
Bournemouth'un saatine de alıştım sayılır. Gerçi hala arada Türkiye'nin saatini düşünüyor olsam da.
Buradaki gece hayatı ise herkes kendine göre eğleniyor, içen sapıtmaya başlıyor, sapıtınca ne yaptıklarının farkında olmadan absürt davranabiliyor vs..
Herşeye rağmen burda olmak güzel..

12 Haziran 2012 Salı

Merhaba Bournemouth

Yepyeni bir yaşam beni bekliyor. Yeni hayaller, yeni umutlar, yeni serüvenler.. Bugün Bournemouth da ilk günüm, hala inanıp inanamama arasında gidip geliyorum. Ben gerçekten yaşıyorum mu bunları yoksa rüya falan mi diye soruyorum sık sık kendime.. Yol yorgunluğunu gerçekten iliklerime kadar hissettim..Aynı zamanda buranın buz gibi soğuğunu da.. Bournemouth'a gelene kadar tabiri caizse donduk. Dondurucu bir soğuk vardı Londra'da. Otobüsleri de gerçekten çok soğuk oluyor. Kat kat giyinmiş olmama rağmen yine de üşüdüm..
Bournemouth gerçekten farklı bir yer. Benim içinde farklı deneyimleri içinde barındıracak bir şehir.. Sokakları, evleri, insanları hep birbirine benziyor. Elimizde haritamız olmasa kaybolabiliriz belki de =) Yine de  bu yeni şehri sevdim ve ısındım. Kalmak için tuttuğumuz oda da çok güzel, şirin.. Belki şehri sevmemde onunda etkisi vardır. Daha şimdiden ailemi özledim.. Hele annemi. :( Seni çok seviyorum sultanların sultanı, iyi ki varsın..

1 Haziran 2012 Cuma

Bir 'es' ile savrulmadık mı bizde...






Anladım bu son durak
Beni anılarla yalnız bırak
Tutmam gereken bir matemin var
Hislerin var unutmam gereken
Yanar yanar durur
Kalbim kan ağlar ağlar durur
Senin bende kalan günahın var
Sözlerin var unutup gittiğin
Es
 nereye istersen
Nerde çok sevdiysen uğra bir geçersen

Maziyi savura savura es
Deli rüzgârlarla kalbimi bir arada
Tutamam yaşayamam
Son nefesim ol içime es
Ne zaman istersen aynı yerdeyim ben
Eskaza sevmişsen kalbimi kavura kavura es
Deli rüzgârlarla yüreği bir arada
Tutamam yaşayamam
Son nefesim ol içime es
Anladım bu son durak
Beni anılarla yalnız bırak
Tutmam gereken bir matemin var
Hislerin var unutmam gereken
Yanar yanar durur
Kalbim kan ağlar ağlar durur
Senin bende kalan günahın var
Sözlerin var unutup gittiğin
Es
 nereye istersen 
Nerde çok sevdiysen uğra bir geçersen
Maziyi savura savura es
Deli rüzgârlarla kalbimi bir arada
Tutamam yaşayamam
Son nefesim ol içime es
Ne zaman istersen aynı yerdeyim ben
Eskaza sevmişsen kalbimi kavura kavura es
Deli rüzgârlarla yüreği bir arada
Tutamam yaşayamam
Son nefesim ol içime es
Es ne zaman istersen aynı yerdeyim ben
Eskaza sevmişsen her şeyi savura savura es
Deli rüzgârlarla yüreği bir arada
Tutamam yaşayamam
Son nefesim ol içime es..





Nasıl bir şarkısın sen? İnsanı nerelere sürüklüyorsun? İnsanın aklına neleri getiriyorsun? Her kelimesini hatta her harfini ezberledim resmen, bu bir kaç gün içinde kaçıncı dinleyişim oldu inan bilmiyorum.. 
Nasıl bir gündü o gün? Sen nasıldın? Ben nasıldım? Sonu ne oldu? Neden böyle oldu? Sonrasında ne olacak? Bu şarkı her dinlediğimde aynı şeyi mi hatırlatacak?
Kafamda öyle çok soru dolanıyor ki, çözemiyorum.. Düğüm oldum, bu düğüm nasıl çözülecek onu da bilmiyorum...
Bende şarkıdaki gibi 'ess' diye gürlemek istiyorum.. Şarkının her kelimesinde birşeyler bulmak mümkünken, ben neden özellikle bu şarkıyı seçmiş olabilirim acaba? Acaba özellikle mi seçtim? Neden başka duygusal şarkı değil de 'es' ? 
Bu şarkıyı dinledikçe bana, dinlememe sebep olan şeyleri hatırlatması dileğiyle...

18 Mayıs 2012 Cuma

Öylesine...

Bazen tanımadığınız,sesini dahi duymadığınız sadece bir sefer gördüğünüz insanlar öyle yakın geliyor ki insana.. Gördüğünüz anda yanlarına gidip içinizdekileri dökme isteği kabarıyor insanda.. Hayat ne garip.. 
Gün oluyor ki yanınızdaki, tanıyorum dediğiniz insana bile güvenemeyeceğiniz anlıyorsunuz yada kafanızın içinde acaba soruları dönmeye başlıyor..O sorular dönmeye başladı mı bırakın zaten gerisini, yaşanmışlıkları, özlemleri, acıları, ne varsa onu size hatırlatan... Çünkü gün gelecek ve anlayacaksınız o acaba dediğiniz günün aslında sizin için dönüm noktası olduğunu.. Evet bunu anlamak zor olacak belki, bunu anlayana kadar geçen sürede acı çekeceksiniz, belki geceler size düşman olacak, her an hatta herşey size onu hatırlatacak ama yine de dik durmak zorunda olduğunuzu kendinize hatırlatacaksınız, hatırlatmalısınız.. Gerçekten zaman herşeyin ilacı.. Yaşayan için o zaman geçmek bilmese bile...
Çoğu zaman duygusal veriyorum kararlarımı.. Bu bariz olan şeyleri görmeme engel olabiliyor hatta.. Ama değişemiyorum, değiştiremiyorum.. Kolaya kaçıp, yapım bu demek de istemiyorum ama diğer taraftan elimden de birşey gelmiyor ne yazık ki.. Mantığımı ön plana çıkartıp, karar vermeyi öğrenebilsem keşke bende.. İnsanları ilk tanıdığımda hemen güvenemiyorum. Ama güvendiysem de güvenimin boşa çıkması işte o beni bitiren hatta mahveden.. Keşke her zaman doğru kişilere güvenmeyi becerebilsem...

17 Mayıs 2012 Perşembe

uykusuz her gece..

Teoman'ın şarkısında ne de güzel söylemiş.. 
'Tam ona sarılırken gördüm pencereden 
Gülünecek ne vardı, gülüyordun ya öperken
Bu gece seninle olalım canım derken
Sildim seni o anda kalbimden
Neydi kopan içimden
Yıllar zincirinden
Öldüm sanki yaşarken
Kaçtım hemen o sahneden
Kendimi buldum ben çalıştığım bu yerde
Azalır acılar da belki gitgide
Uykusuz her gece bu soğuk kahvede
Sabahlarım bazen günlerce
Rüyalarıma gelme diye
Uykusuz her gece, yorgun ölesiye
Unutur muyum seni yorulsam her gece
Masada boş bardaklar
Kirlenmiş tabaklar
Çoğalıyor önümde bitmesin sabaha kadar
Yakmıyor elimi artık bu kaynar sular
Yoruldukça kaybolur acılar..'
Çalış çalış yetemez oldum.. Ne olacak benim bu halim diye kendime sormaktan da yoruldum bir o kadar.. Yaz yaz bitmiyor.. Oku oku insanda derman kalmıyor.. Ee okuyup da büyük adam olabilecek miyim acaba merakla bekliyorum. Bu filmin sonu nereye gidecek acaba.. 
Belki de yorgunum dostlarım. Oyüzden bu sitemim,kırgınlığım,uykusuzluğum.. Belki de özlem, beni bu hale getiren kim bilir..
Hayatımda 5 yılda öyle büyük değişiklikler olmuş ki.. Oyüzden şu sıralar en çok merak ettiğim şey bundan sonraki 5 yılda acaba neler olacak? Hayat nerelere savuracak acaba bu sefer beni.. Sevdiklerimi benden almasın hayat, bunu öyle içten istiyorum ki.. Onlar benim herşeyim.. Özellikle ailem.. Onlarsız ne kendimi ne hayatımı düşünebiliyorum.. Allah beni onlarsız bırakmasın...

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Yeni bir sayfa...

                      Bende blog açayım dedim. Bakalım nasıl olacak, yazabilecek bir şeyler bulabilecek miyim.. Zaman gösterecek bunu.. Önümüzdeki haziran ayından itibaren uzun bir yolculuk başlayacak hayatımda.. Bu yolculukla pek çok şeyin ilkini yaşayacağım. Oyüzden hem heyecanı hem stresi hemde merakı aynı anda yaşıyorum. Pek çok kişi vardır eminim ki benim yerimde olmak isteyecek ya da şu an isteyen ama inanın iş ciddiye bindikten sonra olayı her şekilde, her boyutu ile düşünmeniz gerekiyor. Zaten elinizden olmadan da düşünmeye başlıyorsunuz...
                       Evet Haziran itibarı ile ingiltere'ye uçacağım. 4 aya yakın orada kalacağım ve gelecekte bana katkısını olacağını düşündüğüm staj programını tamamlayıp hayırlısı ile tekrar döneceğim. Herkes döndükten sonra hayata bakışımın, duygularımın, düşüncelerimin çok farklılaşacağını, değişeceğini söylüyor.
                       Bakalım zaman benim için ne gösterecek, neler olacak.