29 Ocak 2013 Salı

Es... Sonsuz-Aşk Part 3

"Onunlayken şarkılar öylesine anlam kazanmıştı.. Sanki sessizliği yırtan birer kahkaha gibi olmuştu Sonsuz için. Tıpkı yokluğu acı verirken varlığı huzur veren sevdalıların birbirine kavuşması gibi.. Şarkılar bağımlılık yapmıştı Sonsuz'a belki de.. Ama yaşayarak öğrenecekti, aslında o şarkıların zamanla ona acı ile dolu tarifsiz bir duygu karmaşasına sürüklediğini.. 

Sonsuz, bu şehri terk etmeye hazırlanırken kulağında Aşk'ın, 

'Gitme, boşver..'

deyişi çınlıyordu.. Gerçekten hissederek mi söylemişti bu iki kelimeyi Sonsuz'a yoksa sıradan bir şekilde konuşma anında ağzından mı dökülmüştü? Sonsuz bu sorunun cevabını asla öğrenemeyecekti.. Asla gerçekten duymak istediklerini, hissettiklerini Aşk'tan duyamayacaktı.. Aralarındaki bu isimsiz yakınlık yine ikisinin arasında bir sır olarak onlarla mezara gidecekti belki de..

Gerçekten de dışarıdan bakıldığında iki yabancıdan farkları yoktu oysa ki yan yana geldiklerinde birbirlerinden ayrılamayacak derecede bir yakınlıkları vardı.. Zamanın donmasını ne kadar da çok istemişti Sonsuz, Aşk'ın yanındayken.. Çünkü ona verebileceği sevgisini en iyi birlikteyken gösterebiliyordu Sonsuz.. 

Sonsuz'un yaşadıklarını dile getirmesi, en başta kendisine itiraf etmesi ne kadar da zaman almıştı.. Ne uzun geceler düşünmüştü, Aşk'a olan duygularının ne anlama geldiğini.. Evet, seviyordu ama bunu pek çoğumuz gibi gösteremiyordu.. Zamanla sevdasını içinde, kendi kendine yaşamasının daha iyi olacağını da öğrenecekti..  Acı deneyimler sonucu aslında sevgisini haykırmasının ona mutluluk değil, aksine üzüntü getirdiğini görecekti.. 

Evet, çok seviyordu Aşk'ı.. Onun için pek çok şeyi yapabilecek kadar, hatta onun için pek çok şeyden vazgeçebilecek kadar seviyordu.. Sonsuz yanında Aşk varken kendisine bambaşka bir şekilde güveniyordu.. Gözünü karartabiliyordu, o yanındayken her şeyi yapabileceğini hissediyordu.. O yokken yanında kanadı kırılmış kuş gibi uçan diğer kuşları sessiz sedasız sadece izleyip, gizli gizli göz yaşlarını tutamadığı o anlarda hissettikleri bunu tam da doğrular gibiydi.. Onsuz kendini eksik hissediyordu, bir parçası çalınmış gibi..

Valizini toplarken dudağında o şarkı vardı Sonsuz'un.. Son görüşmelerinde birden radyoda çalmaya başlayan o şarkı için Sonsuz,

'Bu şarkıyı her dinlediğinde beni hatırla..'

diye söyleyivermişti.. Nasıl olduğunu anlamadan, aniden dökülmüştü dudaklarından bu sözler.. Evet, artık gidiyordu.. Uzun zamandır gitmek istediği yere ama ardında Aşk'ı bırakarak..

Ayrılıklar her zaman içini acıtmıştı Sonsuz'un ve bu sefer yine veda zamanı gelip çatmıştı.. Aşk'tan çok uzağa, bambaşka bir dünyaya, daha önce tanık olmadığı şeyleri görmeye gidiyordu...

Kendine verdiği sözleri de yanına alarak, onları bir demet halinde uçağın yavaş yavaş havalanmasının ardından gökyüzüne bırakıvereceğini bilmeden gidiyordu...."



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder