18 Mayıs 2012 Cuma

Öylesine...

Bazen tanımadığınız,sesini dahi duymadığınız sadece bir sefer gördüğünüz insanlar öyle yakın geliyor ki insana.. Gördüğünüz anda yanlarına gidip içinizdekileri dökme isteği kabarıyor insanda.. Hayat ne garip.. 
Gün oluyor ki yanınızdaki, tanıyorum dediğiniz insana bile güvenemeyeceğiniz anlıyorsunuz yada kafanızın içinde acaba soruları dönmeye başlıyor..O sorular dönmeye başladı mı bırakın zaten gerisini, yaşanmışlıkları, özlemleri, acıları, ne varsa onu size hatırlatan... Çünkü gün gelecek ve anlayacaksınız o acaba dediğiniz günün aslında sizin için dönüm noktası olduğunu.. Evet bunu anlamak zor olacak belki, bunu anlayana kadar geçen sürede acı çekeceksiniz, belki geceler size düşman olacak, her an hatta herşey size onu hatırlatacak ama yine de dik durmak zorunda olduğunuzu kendinize hatırlatacaksınız, hatırlatmalısınız.. Gerçekten zaman herşeyin ilacı.. Yaşayan için o zaman geçmek bilmese bile...
Çoğu zaman duygusal veriyorum kararlarımı.. Bu bariz olan şeyleri görmeme engel olabiliyor hatta.. Ama değişemiyorum, değiştiremiyorum.. Kolaya kaçıp, yapım bu demek de istemiyorum ama diğer taraftan elimden de birşey gelmiyor ne yazık ki.. Mantığımı ön plana çıkartıp, karar vermeyi öğrenebilsem keşke bende.. İnsanları ilk tanıdığımda hemen güvenemiyorum. Ama güvendiysem de güvenimin boşa çıkması işte o beni bitiren hatta mahveden.. Keşke her zaman doğru kişilere güvenmeyi becerebilsem...

17 Mayıs 2012 Perşembe

uykusuz her gece..

Teoman'ın şarkısında ne de güzel söylemiş.. 
'Tam ona sarılırken gördüm pencereden 
Gülünecek ne vardı, gülüyordun ya öperken
Bu gece seninle olalım canım derken
Sildim seni o anda kalbimden
Neydi kopan içimden
Yıllar zincirinden
Öldüm sanki yaşarken
Kaçtım hemen o sahneden
Kendimi buldum ben çalıştığım bu yerde
Azalır acılar da belki gitgide
Uykusuz her gece bu soğuk kahvede
Sabahlarım bazen günlerce
Rüyalarıma gelme diye
Uykusuz her gece, yorgun ölesiye
Unutur muyum seni yorulsam her gece
Masada boş bardaklar
Kirlenmiş tabaklar
Çoğalıyor önümde bitmesin sabaha kadar
Yakmıyor elimi artık bu kaynar sular
Yoruldukça kaybolur acılar..'
Çalış çalış yetemez oldum.. Ne olacak benim bu halim diye kendime sormaktan da yoruldum bir o kadar.. Yaz yaz bitmiyor.. Oku oku insanda derman kalmıyor.. Ee okuyup da büyük adam olabilecek miyim acaba merakla bekliyorum. Bu filmin sonu nereye gidecek acaba.. 
Belki de yorgunum dostlarım. Oyüzden bu sitemim,kırgınlığım,uykusuzluğum.. Belki de özlem, beni bu hale getiren kim bilir..
Hayatımda 5 yılda öyle büyük değişiklikler olmuş ki.. Oyüzden şu sıralar en çok merak ettiğim şey bundan sonraki 5 yılda acaba neler olacak? Hayat nerelere savuracak acaba bu sefer beni.. Sevdiklerimi benden almasın hayat, bunu öyle içten istiyorum ki.. Onlar benim herşeyim.. Özellikle ailem.. Onlarsız ne kendimi ne hayatımı düşünebiliyorum.. Allah beni onlarsız bırakmasın...

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Yeni bir sayfa...

                      Bende blog açayım dedim. Bakalım nasıl olacak, yazabilecek bir şeyler bulabilecek miyim.. Zaman gösterecek bunu.. Önümüzdeki haziran ayından itibaren uzun bir yolculuk başlayacak hayatımda.. Bu yolculukla pek çok şeyin ilkini yaşayacağım. Oyüzden hem heyecanı hem stresi hemde merakı aynı anda yaşıyorum. Pek çok kişi vardır eminim ki benim yerimde olmak isteyecek ya da şu an isteyen ama inanın iş ciddiye bindikten sonra olayı her şekilde, her boyutu ile düşünmeniz gerekiyor. Zaten elinizden olmadan da düşünmeye başlıyorsunuz...
                       Evet Haziran itibarı ile ingiltere'ye uçacağım. 4 aya yakın orada kalacağım ve gelecekte bana katkısını olacağını düşündüğüm staj programını tamamlayıp hayırlısı ile tekrar döneceğim. Herkes döndükten sonra hayata bakışımın, duygularımın, düşüncelerimin çok farklılaşacağını, değişeceğini söylüyor.
                       Bakalım zaman benim için ne gösterecek, neler olacak.