26 Nisan 2014 Cumartesi

Rüya....

Rüya... 

Kimilerinin görmek için sabırsızlanıp erkenden uyuduğu kimilerinin ise geçmişi hatırlattığı için kaçmak için çabaladığı o şey...

Rüya'nın isminin konuluşu ise tüm aile fertlerince dilden dile dolanan o muhteşem hikayede gizliydi.. Annesi ve babasının aynı rüyayı görmesiyle başlamıştı. İlk başta kimsenin birbirine anlatmadığı bu rüyadan sonra herkesin aklına yeni dünyaya gelecek bu güzel bebek için tek bir isim yer edinmişti. Rüya...

Aslında Rüya'nın annesi babası öylesine güzel bir evlilik yapmışlardı ki tıpkı bir rüya gibi... Rüya'nın hayatınında böyle olmasını nasıl da içten isterdi annesi.. 

Rüya o gece irkilerek uyandıktan sonra bu hikayeyi hatırlamıştı.. Yüzünde engel olamadığı o tebessümle aynada kendisine bakarken aslında aklından neler geçtiğini o bile şaşırmıştı. 

O güne kadar hayat onun için acımasız davranmıştı.. O da bunun farkındaydı. Ama biliyordu güzel günlerin gelecekte bir yerlerde onu beklediğini. Belki de bu ümitti onu hayata daha sıkı bağlayan. Yaşadığı andan mutlu olması gerektiğini hatırlatan..Filmlerde, romanlarda hep öyle olmuyor muydu hem? Hep hüsrandan sonra güzel günler kapının ardından göz kırpmıyor muydu? Neden olmasın diye geçirdi içinden. Neden benimde onlar gibi bir hayatım olmasın?!

Çevresinde herkes ya gerçekten çok mutluydu yada bu mutluluk oyununu çok güzel oynuyorlardı. Kimilerinin rollerini çok iyi sergilediğinin farkındaydı, evet ama ya diğerleri? 

Rüya gerçekten yaşayarak tatmak istiyordu aşkı.. Tıpkı önceden yaşadığı gibi.. Sahi geçmişte nasıl bir aşıktı o? Aptal aşık olmuş muydu? Sonra durup kendine sordu:
-"Platonik bir aşık ne kadar aptal olabilir ki?" diye... 

Geçmişin defterini dürmüştü.. Geçmiş ona sadece acı veriyordu.. Yalnızca hayatına giren o insanlara kızmıyordu elbette.. En büyük hata kendisinindi. 

"Geçmiş geçmişte kalmıştır" diyerek baş ucunda duran suyu  aldı. Bir yudum içtikten sonra güzel günler için tekrar dua etmeye başladı.. Uyumadan önce dua etme alışkanlığı çocukluğundan gelmekteydi.. Her seferinde uyuyakalırdı dua ederken.. Yine aynısı olmuştu.. 

İyi uykular.....


17 Nisan 2014 Perşembe

Hayat=B*k

Bu yaşıma kadar hiç bir şeyi çabalamadan elde edemedim ben.. Hiç bir şey şans eseri yada tesadüfen benim olmadı... Her şey için herkesten çok çabaladım istediğime ulaşabilmek için. Hatta kimi zaman çok çabalamama rağmen yinede elde edemedim.. Bu hayatın beni belkide sınama şekli bilemiyorum ama ben gerçekten çok sıkıldım ve bunaldım... 

Önümüzdeki aylarda mezun olucam üniversiteden ama sonra ne olacak hiç bir fikrim yok.. Kpss'ye hazırlanıyorum bir taraftan.. Okulla birlikte yürütülmesi dehşet zor orası ayrı.. 

Hayatımda bazı şeyleri gerçekten çok istedim.. Gerçekten içten istedim.. Pek çok şey olmadı... Hakkımda hayırlısı olan buymuş demek ki deyip kabullenmeye çalışıyorum ama bazen bu kabullenme işini de yapamıyorum sanrım.. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum daha ziyade.. Bir şey oluyor ve benim moralim komple alt üst oluyor.. Tüm motivasyonumu kaybediyorum.. 

Hayatımda zaten şu sıralar yolunda giden ne var ki? Ben ne bekliyorum?! Ders olsun, ilişki olsun, arkadaşlarımla ilgili olsun tepetaklak gelmiş gibi her şey.. Evet ufak şeylerden mutlu oluyorum, olmaya çalışıyorum ama insan bazen o küçük şeylerin biraz büyümesini istiyor.. Sizde istemiyor musunuz?!

3 Nisan 2014 Perşembe

Neyse...

Şu an ne hissediyorum, nasıl bir ruh hali içindeyim gerçekten bilmiyorum.. Tek bildiğim gerçekten SIKILDIĞIM!

Her şeyden, herkesten üstelik.. İnsanlar ya beni anlamıyor yada ben kendimi anlatamıyorum, anlatmakta yetersiz kalıyorum...

Bazen öylesine özlüyorum ki eski günleri..

Napmam gerektiği konusunda da bir fikrim yok.. Şu aralar yaşamak için yaşıyor gibiyim.. Günü kurtarma çabası belkide...

Yorgun, bitkin, kırgın hissediyorum kendimi.. Elimden olmadan insanlardan uzaklaşıyorum. Belkide çok doldum ve bu yüzden böyle hissetmem bilmiyorum ama yalnızlığı tercih ettim sanırım ben...

Yazmak istediğim o kadar çok şey var ki.. Beni boğazıma kadar sıkan, düğümlenip kalan pek çok şey...
Yazsam ne değişecek ki... Ben yine aynı şeyleri hissetmeye devam edeceğim nasılsa..

Melankoli ve bunalım kokan bir akşamdan herkese iyi ve mutlu akşamlar....