13 Kasım 2014 Perşembe

Eşek değilse...

Yatağa yattığında düşünüyordu. Aklından geçenlere cevap vermekte zorlanıyordu kimi zaman.. 

Bu bir oyun muydu? Buna net bir cevap veremese de biliyordu ki bu sefer kartları tamamen açmıştı.. İlk defa böyle bir şey olmuştu. Belki direkt söylememişti ama aslında her cevabı tek bir yere çıkıyordu. Şakayla karışıkta olsa duygularını anlatmaya çalışmıştı sürekli.. Her imasının altında da aynı şey yatıyordu aslında. Adeta anlamamak için aptal olmalıydı.

İnsanların kafalarının içinde aslında gerçek anlamda neler geçirdiklerini bilmeyi bir kez daha istedi. O zaman hayat gerçekten çok kolay olurdu galiba... Hayatın cilvelerinin ne anlamı kalırdı o zaman değil mi?

Sonra aklına son okuduğu kitabın son sözü geldi.. Yazar "Ben bu kitabı yazarken kendimden bir şeyler kattım umarım sizde okurken kendinizden bir şeyler bulursunuz." diyordu. 

Düşündü acaba o da ona yazdıklarımı okuyunca kendinden bir şeyler bulmuş muydu diye? Aslında bir tek adı eksik gibiydi yazdıklarında. Onu anlatıyordu, onu özlüyordu sürekli ve ayrılık denen şeyden nasibini aldığını hissederek yazıyordu. Bu yüzdendi belki de hep bir melankoli hali...

Birisinin sizinle ilgili, size duygularını yazıp kimseden utanmadan, gizlemeden yazması insana kendisini nasıl hissettirir diye içinden geçirdi? Daha önce kendisi yaşamamıştı böyle bir şey oyüzden merak etti... Sonra gülümseyerek 'herhalde eşek değilse mutlu olur insan' diye kendi kendine söylendi.. 

Sahi acaba ne hissetmişti okuyunca?